| |
Mehmet Barlas (Köşe yazısı)
Bilincinizi yeniden
programlayıp, fobilerinizi yenebilirsiniz
Tatilin
en iyi yanlarından biri, günlük olağan yaşamınızda tanımanız pek mümkün
olmayan değişik mesleklerden insanlarla karşılaşıp tanışmanızdır. Ben de
Bodrum tatilimde, bu imkandan olabildiğince yararlanmaya çalışıyorum.
Örneğin
geçen hafta Dr. Şule Aytaç'la tanıştım, Şule Aytaç tıp doktoru değil, bir
sosyolog.
Kendini, insan beynini anlamaya, bilinç altının sırlarını çözmeye adamış.
Bunun için seçtiği yöntemin adı da "Nöro-Dilbilimsel Programlama".
Dr.
Aytaç'ın internet sitesi olan www.nlp.gen.tr'ye girip bu Nöro-Dilbilimsel
Programlama'nın ne olduğunu anlamanız mümkün. Ben de kendisi ile konuşup
sorularıma cevaplar aldıktan sonra, internette bu konudaki yayınları gözden
geçirdim.
Anladım
ki, dünyadaki pek çok önemli kişi (mesela Bill Clinton ve eşi Hillary) bu
yöntemden yararlanmışlar.
Sade
kitlelerle ilişki kurmak için değil, bireysel ve ailesel sorunlarını aşmak
için de, "Farkında olmadığımız beyin"in şifrelerini çözmüşler...
Çevremde çeşitli fobilere sahip olan ve bu yüzden yaşamda inanılmaz
zorluklarla karşılaşan insanlar var. Şule Aytaç'a bunları hatırlatıp, onun
yöntemiyle fobileri yenmenin mümkün olup olmadığını sordum.
Örneğin
kimi kedilerden, köpeklerden, kimi kalabalık önünde konuşma yapmaktan, kimi
sınava girmekten korkar.
Bütün
bu fobilerin birkaç saatlik karşılıklı konuşma seansları ile yüzde yüz
yenilebildiğini söyledi Şule Aytaç.
Peki
özetle nedir bu Nöro-Dilbilimsel Programlama?
İngilizcesi ile "Neuro Linguistic Programming" yerine, uluslararası
yayınlarda NLP kısaltmasının kullanıldığını hatırlatayım.
Bir
iletişim tekniği olarak tanımlanan NLP, ABD'de 1970'li yılların başında,
psikoloji profesörü ve psikoterapist Richard Bandler ile
dilbilimci/bilgisayar uzmanı John Grinder tarafından ortaya konmuş.
Başarılı insanların davranışlarının modellenmesi üzerine oluşturulan teknik,
zamanla bireysel gelişim programlarına dönüştürülmüş.
Öncelikle kişilerin nasıl düşündüğünü analiz eden, dünyayı algılama şeklini
saptayan ve daha sonra da bunlar üzerinde çalışma öneren bu teknikle
kişiler, beyinlerini kullanarak düşünce ve inanç kalıplarını değiştirebilme;
fobilerinden kurtulma; seçtikleri başarı modellerini içselleştirme; çevreyle
daha iyi ilişki ve etkileşim kurma gibi beceriler geliştirebiliyorlar.
NLP'nin
sloganı; "İhtiyacın olan her şeye sahipsin!"
Yani,
kişiler kendilerine gereken her şeyin kaynağıdır; önemli olan, bu kaynağın
farkında olarak doğru biçimde kullanılmasıdır.
Daha da
özetlersek, insanların bilinci "görüntü-ses-his" sürecinde oluşuyor.
Siz bir NLP uzmanı olarak, dili kullanıyor ve bilince önceden yerleştirilmiş
bilgileri, yeniden programlayabiliyorsunuz.
Evet...
Tatilin en iyi yanlarından biri, günlük yaşamda haberiniz bile olmayan konu
ve mesleklere sahip insanlarla tanışmanızdır.
Bu
şekilde ben de, Nöro-Dilbilimsel Programlama'nın hiç olmazsa ne olduğunu
biliyorum artık.
Mehmet Barlas, Sabah, 13 Temmuz 2004, s.12
|
|